Boyunduruk altýnda tutulan, ulusal kurumlaþmaktan,
dil, kültür, toplumsal ve tarihsel deðerlerini araþtýrýp
geliþtirme olanaklarýndan yoksun býrakýlan
bir ulusun dili olduðundan, Kürt dili yeterince araþtýrýlýp
zenginlikleri ortaya çýkarýlamamýþ
, onu geliþtirecek bilimsel kurum ve kuruluþlar, özellikle
ülkede yaratýlamamýþ, araþtýrma
alanýnda yeterli yetkin Kürt dilbilimcileri yetiþemezken
kendi olanak ve çabalarýyla ortaya çýkan
tek tük aydýnlar da her zaman boyundurukçu
devletin tehdidi altýnda bulunmuþlardýr.
Sözkonusu nedenlerle, Kürt dili üzerindeki araþtýrmalar,
Kürtler bakýmýndan Irak Kürdistaný´ndaki
istisna durumu saymazsak, bu tek tük aydýnlarýn
daha çok da yurt dýþýnda yaratmaya
çalýþtýklarý sýnýrlý
olanaklarla yetinmek zorunda kalmýþtýr. Irak
Kürdistaný´ndaki kesintisiz ulusal mücadelenin
yarattýðý kültürel görece serbestlik
ve ardýndan 1960´lardan sonra gelen sýnýrlý
otonomi olanaklarý, bu parçada dilimiz üzerinde
çalýþan aydýn sayýsýnýn
ve araþtýrma kurumunun bir dereceye kadar daha fazla
olmasýný beraberinde getirdiðinden, bu parçada
göze çarpan deðerli çalýþmalardan
bahsedilebilir. Bunun ötesinde, Kürt dili üzerine
yazýlanlar, yabancý kimi doðubilimci, dilbilimci,
gezgin ve misyonerlerin eserleridir.
Ayrýca Kurdistan´ý boyunduruk altýnda tutan devletlerin ve Kürdistan üzerine bazý hesaplarý olan çevrelerin Kürt dili ve lehçeleri üzerine siyasi maksatlarla çýkardýklarý araþtýrma denilen çalýþmalarý da belirtmek gerekir. Bunlarýn amacý Kürt dili üzerine gerçekçi bilimsel araþtýrmalarý deðil, siyasi amaçlarýna hizmet edecek yalan yanlýþ idialarý yaygýnlaþtýrmak olmuþtur. Türk devleti, günümüze kadar Kürt ulusunun varlýðýný inkar ettiðinden, sözkonusu çalýþmalar aracýlýðýyla Kürtleri, Orta Asya kökenli Türk soylarýnýn bir parçasý olarak göstermeye kalkýþmýþ, Kürtçe´nin de Türk ýrkýndan gelen bir topluluðun(Daðlý Türklerin) asimilasyon sonucu konuþtuðu Arapça, Farsça ve Türkçe karýþýmý birkaç bin kelimelik yapmacýk bir dil olduðunu öne sürmüþtür. Bir yandan bunu yaparken diðer yandan da Kürt ulusunu bölmek için örneðin Zazaca´nýn Kürtçe´nin bir lehçesi olmadýðý, ama hem Zazaca hem de Kurmancca konuþanlarýn, Türklerin birer kolu olduklarý saçmalýklarýna bile baþvurmuþtur. Türk iktidarlarý özellikle son zamanlarda, Kürt ulusunun ve Kürtçe´nin artýk inkar edilemediði günümüzde, Zazaca´nýn Kürtçe olmadýðýný iddia eden çevrelere alttan alta destek vermekte, bu tür iddialarýn yaygýnlaþmasýna yardýmcý olmaktadýr.
Zazaca´nýn Kürtçenin bir lehçesi olmadýðýný günümüzde siyasi maksatlarla öne süren çevrelerden bazýlarý da kimi Ermeni milliyetçi ideologlarýdýr. Büyük Ermenistan iddialarýna sarýlan bu çevreler Kürdistan´ýn kuzey ve batý kesimlerini de bu Ermenistan´ýn sýnýrlarý içinde saymaktadýrlar. Buralarda Ermeni nüfusunun olmadýðý bilincinden hareketle Zazalarý, özellikle de Dersim´in Alevi Zazalarýný köken itibariyle Ermeni göstermeye kalkýþmakta ve bu maksatla da Zazacayý diðer Kürt lehçelerinden uzak tutmaya, Ermenice´ye yaklaþtýrmaya çalýþan gülünç tezler üretmektedirler. Bu çevrelerin de Zazalarýn Kürt olmadýðýný öne süren kimi çevreleri destekledikleri görülmektedir. Ýlginç olaný, Ermenilerle Türklerin destek verdikleri çevrelerin ayný olmasýdýr.
Fars iktidarlarý ve onlarýn paralý ideologlarý da çabalarýný, Kürtçe´nin baðýmsýz bir dil olmadýðý, Farsça´nýn lehçelerinden biri olduðu, Kürtlerin de Fars ulusunun bir parçasý olduðu iddialarýný yaygýnlaþtýrmaya sarfetmiþlerdir.
Siyasal iktidarlar ve onlarýn özel maksatlý kurum ve kiþileri dýþýnda kimi yabancý dilbilimci, gezgin ya da misyoner de bazan ülkelerinin çýkarlarýný gözeten siyasi maksatlarla, bazen de aþýrý yüzeysel gözlem ya da araþtýrmalar neticesinde yanýlgýyla Kürtçe´nin baðýmsýz bir dil olmadýðýný, eski ya da yeni Farsça´nýn bir lehçesi olduðunu öne sürmüþlerdir. Kürt dili konusunda bu tür bilinçli çarpýtma ya da yanýlgýlarý öne sürenlerin sayýsý bir-iki kiþiyi geçmezken Kürt lehçeleri üzerinde hayli farklý görüþler ileri sürenlerin sayýsý da az sayýlmaz.
Diðer yandan bir gerçeði kabul etmek gerekir ki iyi niyetli bilimsel amaçlý araþtýrmalar da oldukça az olmalarýnýn yanýsýra Kürt dili ve lehçeleri konusunda birbiriyle çeliþen görüþler öne sürmüþlerdir. Bu alanda da belirsizliklere rastlanmaktadýr. Bütün zorluk, belirsizlik ve eksikliklere raðmen Kürt dilinin ses, sözcük ve cümle yapýsý üzerinde yapýlan araþtýrmalar, Kürt dilinin uzun tarihsel bir dönemden beri süregelen özgün bir geliþme sürecine sahip baðýmsýz bir dil olduðunu kanýtlamýþ ve dilbilimi alanýnda bu gerçek kendini kabul ettirmiþtir.
Buna göre, Kürtçe; Hint-Avrupa dil ailesinin Hindu-Ýrani kolunda Ýrani bir dildir ve onun kuzey-batý Ýrani grubundandýr. Bilindiði gibi, dilbilimciler, dünya dilleri üzerinde çeþitli yönlerden yaptýklarý araþtýrmalar sonucunda bu dilleri baþta köken olmak üzere deðiþik bakýmlardan birbirlerine olan yakýnlýk ya da uzaklýklarýna göre ayýrmýþ, baþka dillere göre kimi dilleri birbirlerine yakýn bularak onlarý ayný dil ailesi içinde saymýþlardýr. Dünya dilleri þu dil ailelerine ayrýlýrlar:
1) Hint-Avrupa Dilleri
Ailesi
2) Sami Dilleri Ailesi: Arapça, Ýbranice, Akatça
gibi dilleri içine alýr.
3) Bantu Dilleri Ailesi: Güney ve orta Afrika bölgelerindeki
kimi dilleri içerir.
4) çin Dilleri Ailesi: çin ve Tibet dillerini içine
alýr.
5) Ural-Altay Dilleri Ailesi: Bu dil ailesine Fince, Macarca,
Estonca, Uygurca, Samuyetçe, Türkçe, Moðolca
ve Mançuca girer.
Kürtçe´nin içinde yeraldýðý Hint-Avrupa dilleri ailesi, Asya ve Avrupa kolu olarak ikiye ayrýlýr. Bu dil ailesinin Avrupa kolu da Cermen dilleri, Roman dilleri ve Slav dilleri olmak üzere üçe ayrýlýr.
Cermen dilleri koluna,
Ýsveççe, Norveççe, Danimarkaca
ve Ýslandaca gibi Ýskandinav dilleri ile Felemenkçe,
Almanca ve Ýngilizce girer.
Roman dilleri, Portekizce, Ýspanyolca, Fransýzca,
Ýtalyanca ve Romenceden oluþur.
Slav dilleri koluna ise Rusça, Ukraynaca, Bulgarca, Sýrpça
ve Lehce(Polish) girer.
Ayrýca Yunanca, Arnavutça, Litvanca, Keltçe
ve Baskça da Hint-Avrupa dil ailesinin Avrupa koluna girerler.
Hint-Avrupa dilleri ailesinin Asya kolunda ise Hint-Ýran
dilleri bulunur. Hint-Ýran dilleri Hint ve Ýran
kollarýna ayrýlýr.
Hint kolu, Sanskritçe, Sindce, Urduca, bugünkü
Hintçe, Biharca, Bengalce, Marasça, Kuçuraca,
Pencapça ve Senegalce´yi içerir.
Ýran koluna Eski Farsça(ondan da Orta Farsça
veya Pehlevice, Orta Farsça´dan da Yeni Farsça),
Avestaca, Sogdca, Belucca, Peþtuca, Osetçe ve Kürtçe
gibi diller girer.
Ýrani diller, gramer yapýlarý bakýmýndan
kuzey, batý, güney ve doðu grubu diye dörde
ayrýlýr. Kürtçe, kuzey-batý Ýrani
grupta iken Farsça güney-batý grubunda yeralýr.
Dünya dilleri ayrýca yapýlarý bakýmýndan üçe ayrýlýrlar:
1) Tek heceli diller:
çin ve Tibet dilleri bu gruptandýr.
2) Eklemli diller: Türkçe, Fince ve Macarca gibi diller
bu gruba girerler.
3) Bükümlü diller: Hint-Avrupa ve Sami dilleri
bu gruba girerler. Bu sýnýflandýrmaya göre
Kürtçe bükümlü diller grubuna girer.
Kürtçenin coðrafi daðýlýmý
Kürtlerin üzerinde yaþadýklarý coðrafi alanla ilgili olarak Bitlis Beyi, tanýnmýþ Kürt tarihçisi Þeref Han, Þerefname adlý yapýtýnda þu bilgiyi verir:
"Kürtlerin memleketinin sýnýrlarý, Okyanus´tan ayrýlan Hürmüz Denizi(Basra Körfezi M. E. B.) kýyýsýndan baþlar; bir doðru çizgi üzerinde oradan Malat-ya ve Maraþ illerinin nihayetine kadar uzanýr. Böylece bu çizginin kuzey tarafýný Fars, Acem Iraký, Azerbaycan, Küçük Ermenistan ve Büyük Ermenistan teþkil eder. Güneyine ise Arap Iraký, Musul ve Diyarbekir düþer. Bununla birlikte, bu insanlatrýn soyundan birçok halk ve kabile, doðudan batýya kadar birçok ülkede yayýlmýþlardýr.."(1)
Günümüzde Kürtçe, önasya´da, Anadolu, Kafkasya, Fars ve Arap topraklarý arasýnda kalan alanda konuþulur. Bu dile batýda Türkçe, kuzeyde Ermenice, kuzey-doðuda Azerice, doðuda Farsça ve güneyde Arapça komþuluk eder. Kürdistan topraklarý, günümüzde parçalanarak Ýran, Irak, Suriye ve Türkiye devletlerinin sýnýrlarý içine alýnmýþtýr. Bu durumda Ýran´ýn batý ve güney-batýsý, Irak´ýn baþtan baþa kuzeyi ve kuzeydoðusu, Suriye´nin kuzeyi ve Türkiye´nin doðu ile güney-doðusu Kürtçenin anavatanýdýr. Kürtçe konuþan topluluklar ayrýca Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Pakistan(Pakistan Belucistan´ý), Afganistan, Hindistan, Lübnan gibi ülkelerde bulunurlar. Horasan, Tahran, Baðdat, Þam, Ankara, Ýstanbul, Konya, Ýzmir gibi baþkent ya da büyük kentlerde de Kürtçe konuþan yoðun bir nüfusa rastlanýr. Sözkonusu ülke, baþkent ya da metropollere bazý Kürtlerin yerleþmesinin tarihi yüzyýllar öncesine dayanýrken bir bölümü de içinde bulunduðumuz yüzyýlýn özellikle de son onyýllarýn zorunlu göç ve sürgünlerinin sonucudur. Bu anlamda Avrupa ülkeleri, Amerika ve Avusturalya´da da toplam yarým milyona varan bir Kürt nüfustan sözedilebilir.
Kürtçe´nin konuþulduðu anavatan topraklarýnýn sýnýrlarýný belirlemek istersek þöyle bir tablo çizilebilir: Kuzeyde Ermenistan´da Leninakan´dan baþlayarak batýya doðru Kars, Erzurum, Erzincan illeri ile Sivas ilinin doðu yakasý ve Kayseri´nin Sarýz kazasýný, Kahraman Maraþ´ý, Hatay ilinin Kýrýkhan ilçesini içine alacak biçimde uzanýr, Türkiye-Suriye devlet sýnýrýný aþarak Haleb´in kuzeyindeki Afrin(çiyayê Kurmênc-Kürt Daðý) bölgesine varýr. Afrini içine alarak doðuya doðru Kobanî(Ayn Arab), Serê Kaniyê(Rasulayn), Dirbêsiyê, Amûd ve Kamýþlýya uzanýr. Suriye sýnýrlarý içindeki Cizre yöresini içine aldýktan sonra Dicle nehri boyunca güneye iner, Musul bölgesini; Sincar daðlarýný, Hemrîn sýradaðlarýnýn güney eteklerini içine alarak güneyde Irak sýnýrlarý içinde Tikrit bölgesine kadar varýr. Oradan Mendeli´yi, Piþtkêw daðýný içine alarak Ýran´da güneydeki Piþtkêw, Pêþkêw, Balagrêwe, Baxtiyarî, Kahgêlû ve Mamesanî yörelerinden oluþan Loristan´ýn güneyine dek uzanýr. Kuzeyden, doðu yakasý boyunca güneye inerken sýnýrlar, Aras nehrinin doðu yakasýný, Iran´da Maku ve Xoy´u, Urmiye Gölü´nün batý ve güney kýyýlarýný, Merexe´nin kuzeyine düþen Sehend Daðý´ný içine alýr. Oradan zikzaklý bir biçimde Ahmedawa, Mesîrabad, Bicar(kuzey-doðudaki son Kürt þehri) ve Hemedan´ýn batýsýndaki Esedawa´nýn köy ve kasabalarýndan geçer, Karêz, Ali çadder ve Ýsfahan´ýn batýsýndaki Þar Kurd´a kadar gider, oradan güneye yönelir, Kûzeyrûn ve Hesar þehirlerine varýr.(2)
Kürtçenin lehçeleri
Oldukça yaygýn bir alanda konuþulan Kürtçe, içinde pek çok lehçeyi barýndýrýr. Kürtçenin lehçeleri üzerinde yazýlan ve söylenenler birbirinden oldukça farklýlýk göstermektedir. Bu alanda farklý saptamalara ve içinden çýkýlamaz karmaþýk verilere rastlanmaktadýr. çoðu kez lehçe, yöre, aþiret, din ve mezhep adlarý birbirine karýþtýrýldýðý için lehçeler için her bir kaynakta baþka bir isme rastlanabilmektedir. Bu yalnýz araþtýrmacýlarýn yapýtlarý açýsýndan deðil, bizzat Kürtler açýsýndan da böyledir. Bir lehçeye o lehçeyi konuþanlar ve onlarýn komþularý çoðu kez sözkonusu yöre, aþiret, din, beylik ya da mezhebin adýný vermiþler ve bunun sonucunda tek bir lehçe için farklý isimler ortaya çýkmýþtýr. örneðin kuzey Kürtçe lehçesinin adý, Ýran Kürdistaný´nda Þikakî, Irak Kürdistaný´nda Bahdînî, Türkiye Kürdis-taný´nda bu lehçeyi konuþanlar arasýnda Kurmancî, Zazalar(Dýmýliler) arasýnda Kýrdasî ya da Here-weredir. Güney Kürtçesinin adý Ýran Kürdistaný´nda Mukrî, Kürdistanýn Türkiye ve Suriye´nin egemenliði altýndaki parçalarýnda ve Bahdînan bölgesinde Soranîdir. Zazaca olarak bilinen lehçe, bunu konuþanlar arasýnda kimi yörelerde Zazakî, kimi yörelerde Dimilkî, Kirdkî, Kirmanckî ya da Se-bêdir. Hewramanîye, Goranî, Kakeî, Hewramî, Maço ya da Kurdî adlarýnýn verildiðine kaynaklarda rastlanýr.
Kürtçenin lehçeleri arasýnda en büyük karmaþýklýk Goranî, Lurrî ve Zazakî alanýndadýr. Kimileri bu üçünü bir lehçe sayarak onlarý Kürtçenin bir lehçesi olarak görürken, kimileri de ayrý baðýmsýz bir dil olduklarýný iddia etmiþlerdir. Her üçünü Kürtçenin ayrý bir lehçesi olarak görenlerin yanýsýra ikincisini(Lurrîyi) Kürtçenin dýþýnda kabul edenler de vardýr. Büyük ve Küçük Lurr diye ayrýlan Lurrî´nin Büyük Lurr kesimini Kürtçe olarak görmeyip(bunlardan Büyük Lurrî´yi Farsçanýn bir Lehçesi olarak görenlerin yanýsýra onu baðýmsýz bir dil olarak da görenler var) Küçük Lurr kesimini Kürt dilinin bir lehçesi sayanlar da vardýr.
Lehçeler üzerinde yeterli araþtýrmalarýn yapýlýp doðru sonuçlarýn tüm boyutlarýyla çýkarýldýðý söylenemez. Biz burada elimiz altýnda varolan kaynak ve belgeler çerçevesinde kimi görüþlere yer vererek gerçeðe en yakýn bulduðumuz bir þemayý sunmaya çalýþacaðýz.
Kürtçenin
lehçeleri konusunda en eski kaynak Þeref Han´ýn
Þerefnamesi´dir. Þeref Han bu eserinde þöyle
der:
"Kürt topluluk ve aþiretleri, dil, gelenek ve
sosyal durumlar yönünden dört büyük kýsma
ayrýlýrlar:
Birinci kýsým, Kurmanç
Ýkinci kýsým, Lor;
üçüncü kýsým, Kelhur;
Dördüncü kýsým, Goran."(3)
Þeref Han´ýn bu belirlemesini saymazsak, Kürtçenin
lehçeleri üzerine araþtýrmalar, içinde
bulunduðumuz yüzyýlýn ilk yarýsýna
kadar esas olarak yabancýlar tarafýndan yapýlmýþtýr.
Bu konuda tek istisna Mela Mehmûdê Ba-yezîdî´nin
çarlýk Rusyasý´nýn Erzurum konsolosu
Aleksander Jaba için 1858´de hazýrladýðý
ve Hekarî þivesi ile Rewendî þivesinin
karþýlaþtýrmalý bir sözlüðünü
içeren broþürdür. Mela Mehmûdê
Bayezîdî bu broþürün giriþinde
dilbilgisi kurallarý bakýmýndan bazý
noktalara deðinmeden önce Kürt dilinin de bölgesel
ve aþiretsel farklýlýklardan dolayý
farklý lehçelere sahip olduðunu belirterek,
" mesela, Van, Muþ, Bayezid, Kars ahalisinin ve Ýran
ve Rusya´ya baðlý Kurmanclarýn konuþtuklarý
dil ile Botan, Hekariyan, Hemedan, Simtî(?), Diyarbekir,
Musul, ta Baðdat sýnýrýna varýncaya
dek (ki Süleymaniye, Þehrizur yöreleri ile Zerza,
Mukrî, Bebe ve Bilbas taifelerinden oluþur) olan ahalinin
konuþtuklar dil arasýnda farklýlýklar
vardýr."(4) Mela Mehmûdê Bayezîdî
bu çalýþmada, Kürtçeyi Kurmancî
olarak adlandýrmakta, lehçe olarak da Botan, Hekarî
ve Rewendî adlarýna deðinmekte, karþýlaþtýrmalý
sözlüðünü de Hekarî ve Rewendî
þiveleri açýsýndan vermektedir.
1836-1837 yýllarýnda Kürt dili ve etnografyasý hakkýnda bir kaç makale yayýnlayan G. Givrinli, Kürt dilini Yukarý ve Aþaðý Kürtçe diye ikiye ayýrmýþtýr. Yukarý Kürtçeyi, Mukrî, Hekarî, Þukakî ve Bayezîdî diye ayýran Givrinli Aþaðý Kürtçeyi de Lurr, Gelhurr, Lekî ve Goranî diye ayýrmýþtýr.(5) Peter Lerch ise Forschungen über die Kurden und die iranischen Nordchldaer, Petersburg, 1857-1958 adlý çalýþmasýnda Kürt dilini, Zaza, Kurmancî, Kelhurî, Gûranî ve Lurî diye beþ lehçeye ayýrýr.(6)
Kürt dili üzerine araþtýrma yapanlardan Oskar Mann Kürtçeyi, Batý, Doðu ve Güney Kürtçesi olmak üzere üçe ayýrýr. Zazacayý Goranca´nýn bir lehçesi sayan Oskar Mann, Gorancayý da Kürt dilinin dýþýnda sayar.(7) Oskar Mann´dan sonra gelen yabancý kimi dilciler, Kürt dilinin lehçeleri üzerinde ayrýntýlý yeni araþtýrmalar yapmaktan çok bizzat Oskar Mann´ýn çalýþmalarýna dayanarak onun görüþlerini tekrarlamýþlardýr. örneðin, Oskar Mann´ýn 1907 yýlýnda yayýnlanan Kurdish Persich Forschungen Mundarten Gûran besonders, Kandulai, Auramani und Badschalani adlý Goranca üzerindeki çalýþmasýný gözden geçirdikten, bazý açýklamalar ekleyip dipnotlarla da kimi konularý aydýnlattýktan sonra yeniden yayýnlayan Karl Hadank bunlardan biridir.(8)
Gorancayý baðýmsýz bir dil olarak kabul eden Dr. Mac Kenzie, 1961 yýlýnda Dil Derneði´nin yayýnlanan yýllýk raporunda yeralan "Kürt Dilinin Kökeni" adlý makalesinde, Kürtçeyi bile Orta Farsçanýn lehçelerinden biri, The Dialect of Auraman(Hawramani-Luhon) adlý çalýþmasýnda ise Hawramancayý, Kürtçe deðil, Eski Farsçanýn bir lehçesi saymýþtýr.(9) Kürt dilini de iki lehçeye ayýran Dr. Mac Kenzie, bunlarý Yukarý Kurmancca ve Aþaðý Kurmancca diye adlandýrmýþ, aþaðý Kurmanccaya Süleymaniye, Hevlêr(Erbil), Rewandiz ve Xoþnaw yörelerinde konuþulan Kürtçeyi dahil ederek Süleymaniye aðzýný bunlarýn temeli saymýþtýr. Akre ve Surçi aðýzlarýný da, Akre, Surçi, Amediye, Yukarý Berwar, Gullî, Zaxo va Þêxan yörelerinde konuþulan Kürtçenin esasý olarak kabul etmiþtir.(10)
E. B. Soane, Grammar
of Kurmanji or Kurdish Language, (London, Luzak and Company, 1913)
adlý eserinde Kürt dilini üç lehçeye
ayýrarak ilk ikisine Kürtçenin temel lehçeleri
demiþtir. Soane´nin ayýrýmý þöyledir:
a)Yukarý Kurmancca
b) Aþaðý Kurmancca
c) Lurce, Zazaca, ve birbirlerine yakýn olmalarýna
raðmen Hewramî ile Goranca.(11)
Türk sosyologu Diyarbakýr´lý Ziya Gökalp, aþiretleri iskan etme projesinde yararlanmak üzere Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin istemi üzerine 1922´de hazýrladýðý, 1975´te Komal Yayýnevi, 1992´de de Sosyal Yayýnlarý tarafýndan Türkiye´de yayýnlanan Kürt Aþiretleri Hakkýnda Sosyolojik Tetkikler adlý eserinde, Kürtleri Kurmanc, Zaza, Soran, Gûran(Goran) ve Lur olmak üzere beþ kavme ayýrmakta, henüz tahkik etmediðini söylemekle beraber, Gûran ve Zaza lisanlarýnýn birbirlerine yakýn olduðunu yazmaktadýr. Ayný raporunun ilk deðerlendirmesinde, Bahtiyari lisanýnýn Sorancaya, Kalhur lisanýnýn Gûrancaya ilhakýný mümkün gören Ziya Gökalp sonradan bunu tashih ederek "Bahtiyari lisanýnýn Lurcaya, Kalhur lisanýnýn Sorancaya mensup olduðu Þerefname´nin þahadetiyle anlaþýlýyor" diye yazmaktadýr.(12) Ýlk çalýþmasýnda"Gûran, Bahtiyari, Kalhur lisanlarýný ayýrýrsak elimizde istiklalleri malûm olmak üzere dört lisan kalýr: Kurmanc, Zaza, Soran, Lur" diyen Ziya Gökalp(13) sonraki tashih yazýsýnda "Gûranca, Zazaca, Dünbüli lisanlarý ayný lisanýn isimleri olduðu gibi, Kalhur, Baban, Soran isimleri de ayný lisanýn muhtelif adlarýndan ibarettir. Bahtiyarî ve Lûr isimleri de yine ayný lisaný gösterir. Ýsimlerdeki bu taadüdün sebebi Kürt kavimlerinin muayyen isimlerinin olmamasýndandýr... O halde Kürtlerin bir kavim olmayýp dört kavim olduklarý ve binaenaleyh Kürtçenin de birbirlerinin mensuplarý tarafýndan katiyen anlaþýlmayan dört muhtelif lisana alem olduðu anlaþýlýyor. Bu dört lisan þunlardýr: Kurmanc lisaný, Zaza lisaný(Gûranca, Dünbüli), Soran lisaný(Baban, Kalhur), Lûr lisaný(Bahtiyarî, Fîlî[Fêlî], Lek)"(14) sonucuna varmaktadýr.
Ziya Gökalp, sözkonusu çalýþmasýnda, "Bu dört lisanýn sahipleri birbirlerinin dillerini anlamazlar. Sarf, nahiv, lûgat itibariyle aralarýnda büyük farklar vardýr. Binaenaleyh aradaki farklar lehçe farklarý deðil, lisan farklarýdýr. Bu dört dilin her biri, lisaniyat itibariyle müstakil bir lisandýr. Her biri müteadit lehçelerden de mürekeptir.
Bununla beraber bu dört lisan birbirine tamamiyle yabancý da deðildir. Hepsi ´Kürdî-i Kadim´ namý verilebilen eski bir Kürtçenin müþtaklarýdýr. Neo-Latin lisanlariyle Latince arasýnda ne gibi rabýtalar varsa, Kürdî-i Kadim ile bu yeni Kürtçeler arasýnda da o rabýtalar vardýr"(15) diye yazmaktadýr.
Araþtýrmalarý esas olarak Kurmanc aþiretiyle ilgili olan Ziya Gökalp Kurmanccanýn "lehçeleri"ne de deðinmektedir:"Kurmanc lisanýnýn kaç lehçeye ayrýldýðý henüz ilmi bir tetkikle meydana çýkarýlmamýþtýr. Yalnýz Ahmed-i Hani Mem û Zin adlý kitabýnda kullandýðý lehçelerden bahseder-ken aþaðýdaki beyitte üç lehçenin isimlerini sayýyor.
Bohtî û
Mehmedî û Silîvî
Hin la´l û hinik ji zêr û zîvî
Manasý: [Kullandýðým kelimeler] Bohtî,
Mehmedî, Silîvî lehçelerine mensuptur.
Bazýsý la´l, bazýsý altýn,
bazýsý da gümüþtür."(16)
Buradan hareketle Ziya Gökalp de Kurmanccayý Bohtî,
Mehmedî ve Silîvî diye üçe ayýrarak
bu lehçelerin konuþulduðu yöreleri ve konuþan
aþiretleri saymaktadýr.
Kürt bilgini Tewfîq Wehbî, Kürt dilinin lehçeleri konusunda Soane ile ayný görüþleri paylaþmaktadýr.(17)
Tanýnmýþ yazar Alaeddîn Seccadî, Destûr û Ferhengî Zimanî Kurdî, Erebî û Farisî adlý eserinde "Kürt dilinde iki büyük lehçe bulunur" diye belirttikten sonra þöyle der:" Bugün ´Bahdînan´ lehçesi denen ´Botan´ lehçesi. Türkiye ve Suriye Kürtleri ile Musul ilçelerinin Kürtleri bu lehçeyle konuþurlar. Ýkinci olarak da bugün ´Soran´ lehçesi denen ´Mukri´ lehçesi ki diðer Kürtler yani Irak´ýn kuzeydoðusu ve doðusu ile Ardelan ve Mükriyan Kürtleri bu lehçeyi konuþurlar."(18)
Kürt dili ve edebiyatý üzerine deðerli çalýþmalarý olan Dr. Kemal Fuad, Kürt dilini aþaðýdaki ana lehçe ve þivelere ayýrýr:
1) Batý Kürtçesi(ki
kimi buna Yukarý(kuzey) Kirmancca der)
a- Afrînî
b- Cizîrî ve Botanî
c- Sincarî
ç- Badînî
d- Hekarî
e- Þikakî
2) Doðu Kürtçesi(ki
bazýlarý buna Aþaðý(güney)
Kurmanccasý, bazýlarý da Orta(merkez) Kürtçesi
derler)
a- Soranî
b- Silêmanî
c- Mukrî
ç- Sineyî
3) Güney Kürtçesi
a- Xaneqînî
b- Feylî
c- Kirmanþanî
ç- Lekî
d- Kulgayeyî
e- Kelhorî
f- Perewendî
4) Goran-Zaza Kürtçesi
a- Hewramanî
b- Kenûleyî
c- Gehwareyî
ç- Bacelanî
d- Zengeneyî
Kendisinin Güney Lehçesi dediði lehçeye kimilerinin Lurrî dediðini belirterek bunu eleþtiren Dr. Kemal Fuad, sadece Büyük Loristan´da konuþulan lehçeleri Lurr olarak kabul etmekte ve bunlarý Kürtçenin lehçeleri arasýnda saymamaktadýr. Baþka kimi kaynaklarda Küçük Lurr olarak geçen aðýzlara Lurr denmesini eleþtiren Dr. Kemal Fuad bunlarý Güney Kürt lehçelerinin içinde saymaktadýr.(19)
Fuad Heme Xurþîd, Zimanî Kurdî, Dabeþbûnî Cografyayîy Dîyalêkte-kanîy(Kürt Dili ve Lehçelerinin Coðrafi Daðýlýmý) adlý çalýþmasýnda Kürtçe lahçelerini þöyle sýnýflandýrýr.
1) Kuzey Kurmanccasý
a- Bayezîdî
b- Hekarî
c- Botanî
ç- Þemdînanî
d- Behdînanî
e- Batý diyalekti
2) Orta Kurmanccasý
a- Mukrî
b- Soranî
c- Erdelanî
ç- Silêmanî
d- Germiyanî
3) Güney Kurmanccasý
a- Asýl Lurr
b- Bextiyarî
c- Mamesanî
ç- Gohgilo
d- Lek
e- Kelhurr
4) Goran
a- Asýl Goranî
b- Hewramanî
c- Bacelanî
ç- Zazaca(20)
Fuad Heme Xurþîd, hem Büyük hem de Küçük Lurrîyi Kürtçe olarak kabul ederek onlarý Güney Kurmanccasý arasýnda saymýþtýr. Kürt dili lehçeleri ve özellikle de Hewramanca üzerine deðerli araþtýrmalarý olan Mehemed Emîn Hewramanî, Zarî Zimanî Kurdî Le Terazûyî Berawird da adlý çalýþmasýnda Kürt lehçelerini þöyle sýnýflandýrýr;
1- Yukarý Kirmancca(yanlýþlýkla
da olsa yaygýnlaþtýðý için
ya da Bahdînî),
2- Orta Kirmancca(yanlýþlýkla da olsa yaygýnlaþtýðý
için ya da Soranca),
3) Aþaðý Kirmancca(yanlýþlýkla
da olsa yaygýnlaþtýðý için
ya da Goranca). Sonra, Gorancayý da aþaðýdaki
þivelere ayýrýr:
a- Hewramanca
b- Lurrce
c- Bacelanca
ç- Zazaca
M. E. Hewramanî, Bacelanca´nýn da Zengene ve Þebek´i içine aldýðýný kaydeder.(21)
Kürt dili üzerine özellikle de Zazaca konusunda deðerli çalýþmalarý olan Kürt yazar ve dilbilimcisi Malmîsanij, Kürtçeyi beþ ana lehçeye ayýrarak þöyle sýralar:
1- Kuzey Kürtçesi
veya Kurmanci lehçesi
2- Merkezi Kürdistan´da konuþulan Kýrmanci
Lehçesi: Bu lehçeye zaman zaman Güney Kürtçesi(Kirmancî
Xwarû) veya yanlýþ olarak "Soranî"
de denir.
3- Kirdkî, Kirmanckî(Kirmancî), Zazakî
veya Dimilî(Dimilkî) adlarýyla bilinen lehçe.
(Malmîsanij burada Zazacanýn en belirgin iki þivesi
o-larak Dersim þivesi ile çewlîg-Dîyarbekir-Sêwreg
þivesini sayar.)
4- Gorani lehçesi: Hewramî lehçesi olarak
da adlandýrýlan bu lehçe Kirdkî(Zazakî,
Dimilkî) lehçesine yakýn bir lehçe
olup Ýran ve Irak Kürdistaný´nda az sayýda
Kürt tarafýndan konuþulur.
5- Güney Kürdistan´da konuþulan diðer
Kürt lehçeleri grubu: Bu grubun Kermanþahî,
Lekkî, Lurrî, Sencabî ve Kelhurî gibi
deðiþik adlarla anýlan kollarý vardýr
ki bunlar Ýran ve Irak sýnýrlarý içinde
bulunan Kürtlerin bir bölümünce konuþulur.(22)
Mehemed Emîn Hewramanî,
Zarî Zimanî Kurdî le Terazûyî Berawird
da adlý çalýþmasýnda Oskar Mann´ýn
daha önce deðindiðimiz ve sonralarý Karl Hadank
tarafýndan yeniden yayýmlanan eserinde, Goranca
lehçelerinin asaðýdaki biçimde tespit
edildiðini belirtir:
"Hewramanca(Auramani)
Kendulece(Kndulei)
Bacelanca(Bajlani)
Bêwenijce(Biwniji)
Gehweraca(Ghwarai)
Rejawca(Rijabi)
Seyyidce(Syyidi)
Zerdece(Zrdai)"
Minorski´nin ayný Goran lehçelerini tekrarladýðýný, fakat Bewenijce, Gehweraca ve Rejawca´nýn yerine Gelhur, Lek, Feyli ve Kakeyiceyi getirdiðini belirten M. E. Hewramanî, " bu aslýnda aþiret, din ve dilleri bir tür birbirine karýþtýrmadýr"(23) diye yazar. Emin Zeki Bey´in de, Xulasetu Tarixu´l Kurd we Kurdistan adlý eserinde Hewramanî lehçesini Tacikçe bir dil olarak gördüðünü belirten ve kendisi de Hewramanlý olan M. E. Hewramanî, onun bu görüþüne herhangi bir kanýt getirmediðini, anlaþýldýðý kadarýyla Minorski´nin görüþlerini aktardýðýný yazar.(24)
Süleymaniye üniversitesi öðretim üyesi Dr. Ýzzedin Mustafa Resul, Zimanî Yekgirtûyî Edebîy Kurdî(Kürtçenin Ortak Edebiyat Dili) adlý eserinde Hewramancayý Kürt lehçelerinden biri sayar.
Mehemed Merduxî, Kürt lehçeleri konusunda Þeref Han´ýn görüþlerini paylaþarak bunlarý Kýrmanc, Goran, Lurr, ve Gelhurr diye dörde ayýrýr.
Tewfîq Wehbî ile Edmonds, A Kurdish Dictionary , (Tawfiq Wahby & Edmonds, Oxford at the Clarendon press, 1966) adlý sözlük çalýþmalarýnda Hewramani Kürtçesi sözcüklerini de Kürtçe sözcükler arasýna katmýþlardýr. Ayrýca Tewfîq Wehbî, Dr. Mac Kenzie´nin 1961´de yayýnlanan makalesine cevap niteliðinde yazdýðý bir makalede, Hewramanca Kürtçesinin Kürt dilinin eski lehçelerinden olduðunu vurgulamýþtýr.
Profesör Qanatê Kurdo, Haletekanî Cins û Bînayî Berkar Le Zaza da (ZaZacada Erillik-Diþillik ve Nesne) adlý makalede, karþýlaþtýrmak suretiyle Zazaca ve Yukarý Kirmanc lehçelerinin ayný dil olduðunu aydýnlat-mýþtýr.
Major Soane, Kurdish Grammar (Kürtçe Gramer) adlý yapýtýnda Zazacayý Kürtçenin lehçelerinden biri saymýþtýr.(25) Kürt dili konusundaki görüþlerde kendini en çok Oskar Mann´a yakýn bulan Dr. Kemal Fuad, baþta Oskar Mann olmak üzere Goranca-Zazacayý Kürtçe saymayanlarýn görüþlerini eleþtirerek bunlarýn Kürtçenin birer lehçeleri olduðunu belirtmektedir: "Oskar Mann´ýn da aralarýnda olduðu kimi dilciler, Goran-Zaza grubu lehçelerini Kürtçe saymazlar.Bu alanda ben farklý düþünüyorum: Bu grubun lehçeleri, Kürtçenin diðer grup lehçeleriyle leksikoloji bakýmýndan farklýlýklar göstermekle beraber, bunlar da Kürtçe gibi kuzey-batý Ýranî grubuna dahildirler. Coðrafik bakýmdan da Kürdistan topraklarý içine girerler. Ekonomik, sosyal ve siyasal iliþkileri de diðer uluslara nazaran Kürtlerle daha güçlüdür. üstelik Gorancanýn þivelerinden biri olan Hewramî uzun bir süre(16. yüzyýldan 20. yüzyýla dek)Kürdistan´ýn geniþ bir yöresinde(Doðu ve Güney Kürdistan´da) edebi dil olmuþtur. Ulusal bakýmdan da bunlar kendilerini Kürt olarak görmekteler."(26)
Mehemed Emîn Hewramanî´ye
göre de, varolan eski kaynaklar, Hewramanî Kürtçesinin
eski bir dil olduðunu, sadece(132 Hicri yýlýnda
kurulan) Baba Ardelan Beyliði boyunca deðil daha eski
zamanlara giden ve Avesta dilinden dönüþen, din
ve edebiyat dili olduðunu gösterirler. M. E. Hewramanî,
þöyle yazar:
Þêx Se´dî[yê Þîrazî]
bir beytinde þöyle der:
Geh be Tazî
astînî ber men zened gûyed "te´al"
Geh be Kordî gûyedem "borê niþîne
w nan were"
(Bazen el edip bana Arapça
"te´al" der
Bazen de Kürtçe "borê niþîne
w nan were" der. M. C.)
Bu beyitte geçen "borê niþîne w nan were" Hewraman lehçesiyledir ve "gel otur ekmek ye" anlamýndadýr. O dönemde(13. yüzyýl M.C.) Se´dî[yê Þîrazî] Hewramanca lehçesine Kürtçe demiþtir.
Sultan Sehak´ýn Ehli Hak taraftarlarý için manzum olarak söylenen Kürtçe Yaresan Ýlahileri Hewramancadýr. Meþhur Kürt þairi Xanayî Qubadî´nin kendisi Þirin ile Husrev destanýný Kürtçe manzumlaþtýrmak istediðini söyler. Ona göre Kürtçe Farsça´dan eksik deðil, ondan daha þirindir. Onun için þöyle der:
Ce lay aqilanê
sahib eql û dîn
Dana buzurganê Kurdistan zemîn
Rast en mewaçan Farisî þeker en
Kurdî ce Farisî bel þîrînter en
......
Ce ´ersey dinyay dûn bedfercam
Be destûrê nezmê Nîzamî meqam
Be lefzê þîrînê Kurdistan temam
Pêþ buwan meh´zûz baqî weselam.
(Akýl ve din sahibi
akýllýlarca
Kürdistan´ýn büyük bilginlerince
Doðrudur, "Farsça þekerdir" denir
Fakat Kürtçe Farsçadan daha þirindir.
Bu aþaðýlýk
fani dünyada
Nizamî makamýn manzum usulünce
Tümü Kürdistan´ýn tatlý sözleriyle
....... (M. C.)
Xanayî Qubadî Þirin ile Husrev destanýný yazdýðýnda, Hewramanca Kürt edebiyat dili olmasaydý ne bu lehçeyle yazar ne de ona Kürtçe derdi."(27)
Ehli Hak´ýn kutsal defterlerindeki ilahilerin söyleniþi için iki lehçe kullanýlmýþtýr. Defterler, Hewraman lehçesine, "Kurdî"(Kürtçe, bazen de "Kurdîyî Awramanî"(Hewramani Kürtçesi), Caf þivesine de "Cafî Awramanî(Hewraman Cafçasý) demiþlerdir. Bu bilgiyi veren derlemeci Abîdînî Caf(Abîdîn Baþçawûþ) sözkonusu ilahilerin sözlerinin ve dini kütüphanelerinde varolan yazýlarýn 880 yýl öncesine dek gittiðini belirtir.(28)
Vermeye çalýþtýðýmýz bilgiler ýþýðýnda, Büyük Lurr þiveleri dýþýnda, Küçük Lurr de dahil Gorancanýn bütün lehçeleri ile Zazaca lehçesinin Kürt dilinin lehçeleri arasýnda olduðu gerçeðini kabul etmek, Büyük Lurrlarla ilgili olarak da bu lehçenin tartýþmalý olduðu gerçeðini gözönünde bulundurmak gerekir
Sonuç olarak Kürt dilinin lehçeleri, þiveleri ve coðrafik daðýlýmlarý ile ilgili olarak aþaðýdaki veriler sunulabilir:
1- Kuzey Kürtçesi(ya
da Kurmancî/Kirmancî)
Kuzey Kürt lehçesi, en geniþ yayýlma
alanýna sahip olan bir lehçedir. Kürdistan´daki
yayýlma alaný, doðudan bir hat çizilmeye
baþlanýrsa, Urmiye Gölü´nün
batý kýyýsýndan baþlayarak güneydoðuya
doðru iner, Þino þehrinin kuzeyinden, Kêleþin
vadisinden Ýran-Irak sýnýrýný
geçer, Helgurd´e varýncaya dek uzar. Oradan
Rewandiz nehrinin kuzey kýyýlarý boyunca
ta Zêyî Badînan(Büyük Zap)´a
varýncaya dek gider. Buradan da Dicle nehrine dökülünceye
dek Zap´ý takipeder.(29) Urmiye Gölü´nden
kuzeye doðru Kotur ve Xoyu içine alarak Aras nehrine
kadar uzar, Kars, Erzurum, Muþ, Bitlis´i içine
alýr Güneydoðu Toroslar´ýn kimi zaman
doðu yamaçlarýný, kimi zaman da eteklerini
boyluboyunca takip eder, Siirt il sýnýrlarýný,
Kozluk, Silvan, Kulp, Lice, Bismil kazalarýný, Diyarbakýr
vilayet sýnýrlarýný, Ergani´yi,
Deþta Gewran ve Karacadað yöresini içine
alacak biçimde Siverek´in doðu, güney ve
güneydoðu bölgesini, Hilvan kazasýný,
Gerger hariç Adýyamaný, Malatya´yý
Maraþ´ýn kuzey, doðu ve güney yörelerini
içererek Gavur Daðý´nýn doruklarýna
kadar uzanýr, Hatay´ýn Kýrýkhan
ve Haleb´in Afrin ilçelerini içine alýr.
Oradan Dicle nehrinin Zap suyunu aldýðý noktaya
dek Kürtlerin yaþadýklarý topraklarda
Kuzey Kürtçesi(Kurmanci) konuþulur. Tunceli´nin
Pertek ve Mazgirt kazalarýnda, Elazýð´ýn
Maden, Sivrice ve Palo dýþýndaki kazalarýnda,
Bingöl´ün Karlýova kazasýnda ve
Sivas´ýn Kürtçe konuþulan yörelerinin
çoðunluðunda da bu lehçe konuþulur.
Bu lehçe ayrýca Lübnan, Ermenistan, Gürcistan,
Azerbaycan Kazakistan ve diðer Orta Asya cumhuriyetlerindeki
Kürt nüfus tarafýndan, Horasan ve Konya Kürtleri
ile Ankara Kürtlerinin bir bölümünce konuþulur.
Kuzey Kürtçesinin
þiveleri þöyle sýralanabilir:
a- Batý Kurmanccasý: Afrin bölgesinden baþlayarak
Antep, Kýrýkhan, Maraþ, Adýyaman ve
Malatya Kürtleri ile Urfan´ýn Suruç,
Birecik ve Halfeti Kürtlerinin konuþtuklarý
þive. Genel olarak Fýrat nehrinin batý yakasý
Kurmanclarýnýn konuþtuðu þive denebilir.
b- Rewendî: Van Gölü´nün kuzeyinde
kalan topraklardaki þive. Doðudan Þikak bölgesinden
baþlar, Aras nehrine kadar olan yerler, Kars, Aðrý,
Erzu-rum, Van, Muþ ve Erzincan Kurmanclarýnýn
konuþtuklarý þivedir.
c- Þikakî:
Urmiye gölü, Þemdinan ve Baþkale arasýndaki
yörelerce konuþulur
ç- Hekarî: Þýrnak´ýn hemen
güneyinden baþlayarak Hakkari ili sýnýrlarý
içindeki Kürtlerce konuþulur.
d- Botî: Suriye ve Türkiye sýnýrlarý
içindeki Cizre Kürtlerinin, doðuda Zaxo´nun
kuzeyinden baþlayarak Þýrnak´ýn
hemen güney ve batýsýndan Eruh´u içine
alacak biçimde Van Gölü´nün güneyine
kadar uzanan, Bitlis´in doðu ve güney bölgelerini,
Siirt´i, Batman çayý´na kadar olan yöreleriyle
Batman´ý ve Mardin´in doðu yörelerini
içine alan topraklardaki Kürtlerin konuþtuklarý
þive.
e- Bahdînî: Zaxo, Amadiye , Akre, Zêbar yöreleri
ile Duhok Kürtlerinin konuþtuklarý þive.
f- Sincarî: Sincar Daðý ve Þêxan
yöresi Kürtlerinin konuþtuðu þive.
g- Orta Kurmancca (ya da Silîvî-Kîkî-Milî)
Diyarbakýr ilinde, Mardin ilinin doðu yöresinin
dýþýnda kalan yörelerde, Urfa´nýn
Fýrat´ýn doðu yakasýna kadar uzanan
topraklarýnda kalan Kürtler ve Elazýð´ýn
doðu ve güney yörelerindeki Kurmanclarca konuþulan
þive.
2- Merkez Kürtçesi
(ya da Soranî)
Bu lehçenin sýnýrlarý Kurmanci lehçesi
için belirttiðimiz güney sýnýrlarýndan
baþlar, güneye doðru Sîrwan çayý´na
ve Xaneqîn´e varýncaya dek devam eder. Güneyde
Hemrîn Daðlarý´nýn güneyinden
doðuya doðru döner ta Sehend daðýna, Mesirabad,
Bicar ve Esedawa´ya kadar uzanýr. Güney sýnýrýnýn
eni de Melayir-Kirmanþah-Qesri Þirin-Xaneqin ana yoluna
kadar varýr.(30) a- Soranî: Zêbar yöresi
hariç bugünkü Hewlêr vilayeti ve kazalarý.
b- Silêmanî(ya
da Babanî): Süleymaniye, Kerkük, Kifrî,
Qeretepe, Tuz-Þiwan yöreleri ile Xaneqîn´in
bazý köylerini içerir.
c- Mukrî: Þino, Nexede, Meraxe, Mîyandiwaw,
Þahîndij, Saqiz, Bokan, Bane ve Serdeþt Kürtlerinin
konuþtuðu lehçe.
ç- Sineyî: Sine(Senendec), Bicar, Kengewer ve Rewanser
ile Ciwanro´nun kuzey yörelerinde konuþulur.
3- Güney Kürtçesi
Kuzeyde Melayir-Kirmanþah-Qesri Þirin anayolundan
baþlayarak Kürdistan´ýn güney sýnýrlarýna
kadar varan alanda konuþulur. Þiveleri aþaðýdakilerdir:
a- Xaneqînî
b- Asýl Lurr( ya da Feyli)
c- Kirmanþanî
ç- Lekî
d- Kelhorî
e- Perewendî
f- Kulgayeyî
4- Goran Kürtçesi
Goran þivelerini konuþanlar, Baðdat-Kermanþah
yolunun kuzeyindeki daðlýk bölgede, Hewraman daðlarýnýn
doðu ve batý yakalarýnda, ayrýca Paweh
ve Kendule yöresinde, Musul´un doðu ve kuzeyinde;
Xazýr çayýnýn Zap Suyu´na döküldügü
yörelerde yaþarlar.
"Goranlarýn yaþadýklarý coðrafi bölgeler, eski tarihlerde lehçelerinin oluþmaya baþladýðý dönemlerde, yukarýda belirttiðimiz bölgelerden çok daha geniþ ve büyüktü. 18. yüzyýlda üzerinde yaþadýklarý topraklarýn bugün üzerinde yaþadýklarý topraklardan geniþ olduðu kuþkusuzdur. 18. yüzyýlýn sonu ile 19. yüzyýlýn baþlarýnda Süleymaniye Beyliði´nin çaðdaþ ve yeni bir biçimde ortaya çýkmasý, bir dereceye kadar Goranlarýn üzerinde yaþadýklarý topraklarýn daralýp küçülmesi hesabýnaydý. Böylece Kürtçenin Güney Kurmancca lehçesi(Merkez Kürtçesi, Süleymaniye þivesi M. C.) Süleymaniye Beyliði´nin resmi dili olarak oluþtu. 18. yüzyýlýn ardýndan gelen yýllarda adým adým Goran lehçesinin yerini daraltarak onun aleyhine geliþti.
Goran lehçesi, Baba Ardelan´ýn 4. yüzyýlda kurduðu Ardelan Beyliði döneminde yaygýndý. Baba Ardelan, Moðollarýn harabettiði Þarezor´u yeni-den bayýndýr hale getirerek beyliðinin baþkenti yaptý. Goranlarýn Zagros´un doðusundan Þarezor´a doðru yayýlmalarýnýn bu olayla baþlamýþ olduðu uzak bir ihtimal deðil.
Kakeiler(Ehl-i Hak, Ali Ýlahiler) Þarezor´u kutsal yerleri haline getirdiler. Gorancayý da dinlerinin dili yaptýlar. O dönemde Þarezor´da þiir dili Goranca´ydý. Kakeilerin dinsel edebiyatlarý da þiirle baþlamýþtý. Bugüne kadar da bu, böyle kaldý.
....
Þunu da belirtmek gerekir ki Kerkük, Kifrî, Xaneqîn
ve Sîrwan çayý yu-karýsýndaki
aþiret ve oymaklar, örneðin; Zengene, Cebarî,
Þiwan, Bîbanî, Talebanî ve diðerleri
Goran aþiretlerindendi. Bunlarýn yazýlý
klasik edebiyatlarý ve folklorlarý vardý
ve Goran lehçesiyleydi. Fakat Süleymaniye Beyliði´nin
geliþip güçlenmesiyle, Aþaðý
Kurmanc lehçesi yavaþ yavaþ bu yöreleri
iþgal etti."(31)
a- Hewramanî: Sîrwan çayý´nýn üst tarafýna düþen Hewraman yöresi Kürtleri bu þiveyi konuþur. Hawraman daðlarýnýn batý tarafý, Halebçe ve Pêncwîn arasý yöredir, doðu yakasý ise Sine ve Kermanþah´týr. Hewraman yöresi; Hewramanî Luhon, Hewramanî Dizlî, Hewramanî Text, Hewramanî Rezaw, Hewramanî Ciwanro ve Hewramanî Kenduleyî diye bölgelere ayrýlýr.(32)
b- Bacelanî: Zengene ve Þebek´i içerir. Musul´un doðusundan Baþvaye yörelerinden yayýlarak Hamdaniye´nin kuzey ve güneyine ta Talabani ve Zengene yöresine, ayrýca Qeretû, Horên ve Þêxan´a dek daðýlmýþlardýr. Bacelanîler Loristan´ýn kuzeyindeki Zehaw yöresinde de yaþarlar.(33)
c- Gehwareyî:
5- Zaza(Dimilkî, Kirmanckî ya da Kirdkî) Kürtçesi:
Türkiye´nin egemenliði altýndaki Kürdistan topraklarýnýn kuzeybatýsýnda kuzeyde Erzurum ve Erzincan´dan güneyde Adýyaman´ýn Gerger ilçesine, Güneydoðu Toroslarýn doðu ve güney eteklerinden Sývas´ýn Zara kazasýna kadar uzanan bir alaný kapsar. Adýyaman´ýn Gerger ilçesinde, Urfa´nýn Siverek kazasýnýn içi ve kuzeyine düþen köylerinde, Diyarbakýr´ýn çermik, çüngüþ, Piran ve Hani ilçeleri ile Lice, Hazro, çýnar ve Kulp ilçelerinin bazý köylerinde, Siirt´in Kozluk, Sason ve Baykan ilçelerinin bazý köylerinde, Bitlis´in Mutki kazasý ile bazý köylerinde, Muþ´un Varto kazasýnýn bazý köylerinde, Erzurum´un Hýnýs ve Tekman kazalarýnýn bazý köylerinde, Erzincan´ýn içinde ve bazý köy ve kazalarýnda, Tercan´ýn içi ve köylerinde, Sivas´ýn Zara kazasýnýn Beypýnarý nahiyesi ile bazý köylerinde,Tunceli ili ile Pülümür, Nazimiye, Ovacýk, Hozat ve çemiþkezek kazalarýnda hemen tamamiyle, Elazýð´ýn içi ile Maden ve Palo kazalarýnýn tamamýnda. Karakoçan´ýn yarýya yakýn bölümünde, Bingöl ili ile Genç ve Kiði kazalarýnýn tamamýnda, Solhan´ýn çoðunluðunda ve Karlýova´nýn az bir kesiminde Zaza lehçesi konuþulur. Diyarbakýr´ýn içinde de çoðunluk Kurmanc olmakla beraber Zazaca konuþan önemli bir nüfus yaþar.(34)
Zaza lehçesi ikiye ayrýlýr
a- Dersim þivesi:
Tunceli, Erzincan ve Sivas´ta konuþulur.
b- Doðu(çewlîg-Diyarbekir-Sêwreg) þivesi.
Bingöl, Elazýð, Diyarbakýr, Siverek ve
Gerger´de konuþulur.
VEGERE SERÊ PIRTÛKÊ