Xoybûn‘a tutulan ýþýk

Mûrad Ciwan

Rohat Alakom en üretken araþtýrmacýlarýmýzdan biri. Kiþisel olanak ve çabalardan öte hiç bir yaþam temeli olmayan Kürt araþtýrmacýlýðýný raylar üzerinde yürütmek için lokomotifine habire kömür atan ateþçi gibi peþ peþe deðerli eserler veriyor. En son çalýþmasý yine tarihimizin ömemli bir kesitine, önemli bir olgusuna ve ayný kesitin mücadeleci insanlarýna ýþýk tutar nitelikte.

Alakom bu sefer Xoybûn‘u ve onun örgütlediði Aðrý ayaklanmasýný konu almýþ. Hiç kuþkusuz Xoybûn‘un Kürt tarihinde önemli bir yeri var. O, Birinci Dünya Savaþý‘nýn galibi batýlý devletler, Kemalist yöneticiler ve yeni kurulan Sovyetler Birliði yöneticilerinin ikili, üçlü anlaþma ve ittifaklarýyla kendisine diz çöktürülen, ülkesi yeniden parçalanarakTürk ve Arap devletlerine peþkeþ çekilen bir halkýn sürgün ve tarumar edilmiþ aydýnlarýnýn, boyuneðiþi red eden ve ulusal onurlarýný her þeye raðmen ayakta tutan çabalarýnýn ürünü. Xoybun en zor ve umitsiz koþullar altýnda kuruldu. Uluslararasý alanda ve bölgede, herkes hesabýný bitirmiþ, alacaðýný alan almýþ, paylaþacaðýný paylaþmýþtý. 0þin en acýsý paylaþýlanýn kendisi Kürt aydýn ve ileri gelenlerinin vatanýydý. Her türlü uluslararasý destek ve hoþgörüden yoksundular. Tek destekçileri, Ermeni devleti tarafýndan bile düþman olarak görülen Taþnak Ermeni örgütüydü. O örgütün kendisi bile þuraya buraya kovulmuþ milliyetçi Ermeni politikacýlardan oluþuyordu. Kimsenin onlarý bile ciddiye aldýklarý yoktu. Kürt aydýnlarý, kimseden en ufak bir vaat almamýþlardý, alamayacaklarýný da az çok biliyorlardý. Üstelik dört bir yanlarý düþmanlarla sarýlýydý. Bu koþullarda, belki de sadece ulusal onurlarýna dayanarak kollarý sývadýlar, halka ulaþýp örgütlemeye çalýþtýlar, hatta içten içe kaynayýp taþan bir bölgede bir isyan bile baþlattýlar.

Yalnýz dýþdestekten yoksun deðillerdi, halk arasýnda da cehaletten, parçalnmýþlýktan, aþiret iliþkilerinden, çýkar çatýþmalarýndan, aldatýlmýþlýk ve ihanetten dolayý büyük zorluklarla karþýlaþýyorlardý. Kendi içlerinde bile yeterlik ve olgunluktan yoksun olduklarý, kimi iç çekiþmelerle su yüzüne çýktý. Ama her þeye raðmen aþaðý yukarý yirmi yýllýk bir süre boyunca Kürt tarihine damgalarýný vurdular. Kendi dönemlerinde belki pek bir kazaným elde edemediler ama kendilerinden sonraki nesillere önemli sayýlabilecek bir ulusal siyasal ve kültürel miras býraktýlar. Bir ulusu inþa etmeye devam edecek günümüz kuýaðýna hiç de küçümsenmeyecek bir harç ve deneyim birikimi býraktýlar.

Ýþte Rohat Alakom‘un "Hoybun Örgütü ve Aðrý daðý ayaklanmasý" adlý son eseri böylesi bir dönemin aydýn ve ileri gelenlerinin daha çok Xoybun ve Aðrý daðý ayaklanmasýna denk gelen mücadelelerine ýþýk tutmaya çalýþýyor. Emek verilmiþbir çalýþma. Daha önce, Xoybûn‘a ve unun örgütlediði Aðrý ayaklanmasýna deðiþik aný, araþtýrma ve gezi kitaplarýnda daðýnýk bir biçimde þurada burada deðiniliyordu. Derli toplu bir bilgiye ilk kez Alakom‘un çalýþmasýyla ulaþýyoruz. Çalýþma bilinen daðýnýk bilgileri derleyip toplamakla kalmamýþ, yeni yazýlý ve sözlü kaynaklara dayanarak, kimi yeni bilgiler de veriyor, muðlak ve belirsiz olan bazý yanlarý aydýnlatýp netleþtiriyor. Okuyunca, çalýþmanýn akýþý içinde ayný dönem aydýn ve ileri gelenlerinin yaþamlarýna iliþkin de kýsa ama derli toplu verilere ulaþýyorsunuz.

Bu arada çalýþmanýn bütünselliði içinde Xoybûn örgütünün o güne kadar gelen hiç bir örgütte bulunmayan ayýrdedici özelliklerinden birini rahatça görmek olasý hale geliyor. Bu da onun yalnýz ideolojik ve siyasal bakýmdan deðil, eylem alaný bakýmýndan da Kürdistan‘ýn dört parçasýna yayýlan, her dört parçadaki insanlarý harekete geçiren ulusallýðýdýr. Örgütün kurucularý arasýnda her üç parçadan(Türkiye, Suriye ve Irak Kürdistaný) Kürtler var, (Aðrý ayaklanmasý öncesi ve sonrasýnda olduðu gibi) 0ran Kürdistaný dahil her dört parçada örgütlü bir mücadele yürütüyor.

Çalýþmanýn dikkate deðer yanlarýndan biri de Xoybûn‘un tüzüðüne dayalý sivil ve askeri örgütsel yapýsýna ýþýk tutmasýdýr. Savaþý ve silahlý ayaklanmayý hedeflemiþ, zorla iþgal edilmiþ topraklarý kurtarýp üzerinde baðýmsýz bir ülke kurma amacýna uygun gizli bir örgütlemenin gereklerine cevap verebilecek katý disiplinli militan bir örðütlenme. Askeri bir örgütlenmeyi koþul koyuyor, ama bunu sivil otoritenin emrine alýyor. Sivil yapýlanmasý da yukarýdan aþaðýya katý bir disiplin esasý üzerine oturmuþ. Darlýðý, iç çatýþma ve rekabetleri esas alan aþiretçi iliþkilere tavýr alan bir yapý olarak doðmak istiyor. Ulusal ideoloji net olarak kendin gösteriyor, hatta Kürdistan‘ýn o dönemdeki sosyal yapýsýný zorladýðý izlenimi verebilecek düzeyde modern bir kentli ulusalcýlýðý var sanki. En azýndan tüzüðün böylesi bir görüþe dayanarak oluþturulduðu iddia edilebilir. Pratikte nasýl oldu, o ayrý bir konu. Zaten belirttiðimiz gibi proje baþarýya ulaþabilecek her türlü uluslararasý ve ulusal koþullardan yoksundu. Herþeyin planlandýðý gibi gitmediði bir gerçek.

Bu özellik, aslýnda daha ayrýntýlý incelenmeye muhtaç. Örgütün sözkonusu anlamda ilk Kürt örgütü olup olmadýðý, bunun Kürt toplumunun hangi maddi koþullarýna denk düþtüðü de önemli bir nokta.

Xoybûn‘un yüzyýlýmýzýn ilk illegal Kürt örgütü olmadýðý biliniyor. Þeyh Said ayaklanmasý öncesinde doðan Azadî örgütü de illegal ve dar komite hiyerarþisi içinde yapýlanan bir örgütlenmeydi. Fakat Azadi‘nin ideolojisi, örgütsel yapýsýna temel olan düþünsel yaklaþýmlar üzerinde daha bir araþtýrma yapýlmýþdeðil. Yazýlý bir tüzük ve programýnýn olup olmadýðýný henüz bilmiyoruz. Buna raðmen Azadî‘nin dar illegal ve katý disipline sahip komiteler biçiminde örgütlendiðini belirtenler var. Bu yapý Azadî için ne kadar gerçekleþti, ne derece yaygýnlaþtý, aydýnlanmýþdeðil, ama bana öyle geliyor ki Azadî‘yi örgütleyenler, pratikte Kürt toplumunun aþiret, tarikat, tekye, mederese gibi örgütsel yapýlanmalarýyla da uyum aradý. Osmanlý dönemindeki legal Kürt örgütlerinde böylesi bir uyum çabasý belirgin olarak var. Örneðin Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti‘nin Bitlis þubesinin 80 bin üyesi olduðunu belirten kaynaklara rastlýyoruz. Bu, ancak yukarýda deðindiðimiz sivil yapýlanmalara dayanýlarak gerçekleþtirilebilir.

Ýllegal Kürt örgütlenmelerinden biri de bazý kaynaklarda adý geçen Kürt Azmi Kavvi Cemiyeti‘dir. Ne yazýk ki bu örgütün yapýsý, iþleyiþi ve etkinliði hakkýnda hemen hemen hiçbir þey bilmiyoruz.

Bu vesileyle, Kürdistan‘da bugüne kadar adýna ve varlýðýna hiç deðinilmeyen bir örgütlemeye deðinmek istiyorum. Xoybûn‘dan yarým asýrdan fazla bir zaman önce kurulmuþ, ama onun örgütsel yapýsýyla büyük benzerlikler gösteriyor. O da hem sivil hem de askeri örgütlenmeyi, katý disiplinli dar komiteleþmeyi asas alan militan bir yapýya sahip. Bahsettiðim örgüt ý868 yýlý baþýnda Dersim yöresinde kurulan gizli bir örgüt. Kürtlerle Ermeniler birlikte kurmuþlar, adýna da Milli Kurtuluþiçin Ermeni ve Kürt Komitesi ya da kýsaca Komite demiþler. Komite, Xol adýnda askeri bir örgütlenmeye gitmiþ.

Örgütün adýna bir kaynak hariç hiç bir Kürt araþtýrmasýnda rastlanmýyor. Istisna tek kaynak ta Kalênê Çaçan‘ýn ......de eski Sovyetler Birliði cumhuriyetlerinden Ermenistanda basýlan Pizmamtiya Cim‘eta Ermenya û Kurda(Ermeni Kürt dostluðu) adlý eseridir. Çaçan Ermeni kaynaklarýna dayanarak bu örgütün kurucularýnýn adlarýný, yöneticilerini, örgütsel yapýsýný ve eylemlerini veriyor.

Belirttiðim gibi Xoybûn‘la pek çok ortak özelliklere sahipler. Özellikle dar örgütsel militan yapýlarý, yukarýdan aþaðýya doðru iþleyen katý disiplin iþleyiþleri. Komite, Ermenilerle Kürtlerin ortak ürünü. Xoybun da kurulurken Ermeni Taþnak örgütünün desteðini arkasýna aldý. Hatta ilk kongresini bir Ermeni ileri gelenin evinde yaptý. daha ilk anda Taþnak‘la Xoybûn bir ortak mücadele anlaþmasý yaptýlar, pratikte de ortak adýmlar attýlar. Öyleyse onlarýn Kürt toplumunun sivil yapýsýna denk düþmeyen bu örgütsel yapýlarýnda Ermeni milliyetçi ideolojisinin bir tesiri mi var? Varsa ne kadardýr. Gerçi gizli ve askeri örgütlenmeler doðal olarak bu tür özellikleri benzerleþtiriyor olabilir. Fakat bunlarýn ayný zamanda endüstri topumunun doðuþu dönemiyle beliren kentli burjuva milliyetçi ideolojisine denk düþtüðü da belirtilebilir. Burada daha fazla ileri gidecek deðilim. Bu kadarýyla yetinerek, Karlênê Çaçan‘ýn kiril alfabesiyle yazýlmýþ sözkonusu Kürtçe kitabýndan Komite‘yle ilgili bölümünü Türkçe‘ye çevirerek bu yayýnda yayýnlanmak üzere yazýmýn ekinde veriyorum.

Bu vesileyle Rohat Alakom‘un bir belirlemesine de dikkat çekmek istiyorum. Alakom, Xoybûn‘un aktif üyelerinden biri olan Þeyh Abdurrahman Garisi‘nin Irak‘ta öldürüldüðünü belirtiyor. Bu bilgiyi de Mihemmedê Mele Ehmed‘in Xoybûn—Civata"Serxwebûna" Kurdî (1927 - 1946), [Þam 1993] adlý eserini kaynak göstermiþ.(Alakom, Hoybun, s 56) Bu eser elimde bulunmadýðý için sözkonusu araþtýrmacýnýn hangi kaynaða dayanarak bu bilgiyi verdiðini bilmiyorum. Ancak Rohat Alakom, adý geçen araþtýrmacýnýn eserinde yeralan bilgilerin Ahmed Abdurrahman Aða‘nýn Armanc‘ta yayýnlanan anýlarýnda yer alan bilgilerden öte bilgiler olmadýðýný belirtir.(Alakom, Hoybun, s. ýý) Ahmet Abdurrahman Aða, Alakom‘un da elinin altýnda bulunan anýlarýnda, öldürülürken Þeyh Abdurrahman Garisi‘nin çok yakýnýnda olduðunu, ölüm olayýna bizzat tanýklýk ettiðini ve Þeyh‘in Irak‘ta deðil, Türkiye‘de öldürüldüðünü belirtmiþ. Birinci elden bir tanýðýn tanýklýðý yerine, Alakom‘un eserinde Mehemedê Mele Ehmed‘e dayanmayý tercih etmesinin nedenini bilmemekle beraber bu tanýklýða deðinmekte yarar olur inancýyla bu notu düþtüm. Ayrýca bilinmesinde bugünkü kuþaklar açýsýndan yarar olur inancýyla Ahmed Abdurrahman Aða‘nýn anýlarýnýn Þeyh Abdurrahman‘ýn ölümüyle ilgili bölümünü de Türkçe‘ye çevirerek yayýnlanmak üzere ekte veriyorum.

Yazýma nokta koyarken, Rohat Alakom‘un son çalýþmasýný büyük bir zevkle okuduðumu, onda daha önce bilmediðim pek çok bilgiye rastladýðýmý belirtmeliyim.


Türkçe makalelere geri dön.